fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
blogmedya smart people www.aktifsayfa.comRSSYorum RSS
12 mart 1921fifa 2010

Banner Maker Banner Maker Banner Maker

bila kayd u şard "Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele sahası, asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir." Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk Banner Maker nufüs huviyet cuzdanı myspace graphics

gökyüzü kadar kırmızı 2006

orfeonrecord13289.bloggum www.bigoo.wswww.bigoo.ws

mutlu seneler 2023 e naruto shippudennereye payidâr nereye world nereye worldolmazsa olmazGlitter Photossosyalguvenligi tam turkey su da suretthe bank kelebek ektisi worldworld gezegen

Argunsah, Hulya, Bir Cumhuriyet Kadini Sukufe Nihal, Akcag Yay. 

 

Argunsah, Hulya, Bir Cumhuriyet Kadini Sukufe Nihal, Akcag Yay.

 

 

 

COPYRIGHT 2003 Eastern Mediterranean University

Argunsah, Hulya, Bir Cumhuriyet Kadini Nihal, Yay., Ankara, 2002, 382 s. ISBN. 975-338-486-6

Bir milletin edebiyati, bir butun olarak, yuksek zirvelere ulasmis sanatcilara ait eserlerin yanisira ve onlardan daha fazla sayida olan ancak edebilik noktasinda vasattan oteye pek gidememis sanatcilarin eserlerini de icerir. Zirveye ulasmayi basaran pek az bahtiyarin gosterdigi basarida, onlarin gerisinde kalan sanatcilarin buyuk bir payinin oldugu inkar edilemez. Fakat ne yazik ki insanlarin gozleri sadece zirveye yonelir, zirvedekilerle ilgilenir. Zaman gectikce geride kalanlarin isimleri de eserleri de hafizalardan birer birer silinir. Onlar, butun ictenliklerine, butun gayretlerine ve edebiyata yaptiklari katkinin onemine ragmen, bu hazin sondan kendilerini kurtaramazlar. Bundan sonra eserlerinin hayat bulmasi ancak akademi dunyasinda bir edebiyat bilgininin ilgisiyle mumkun olabilir.

Turk edebiyasinda artik ismi hafizalardan buyuk olcude silinmis pek cok yazar bulunmasina karsilik Turk Dill ve Edebiyati sahasinda calisan akademisyenlerin, onlarla ilgili calismalarinin oran itibariyle son derece yetersiz oldugu soylenebilir. Bunda, soz konusu sanatcilarla ilgili olarak calismanin, bir yigin guclugu ve sikintiyi beraberinde getirmesinin onemli bir payi vardir.

Yirminci yuzyilin ilk yarisinda, siirleri ve romanlariya sohret bulmus, yasadigi devrin onemli yazarlari arasinda isminden bahsettirmeyi basarmis, fakat daha yasarken unutulmaya baslamis olan bir kadin yazarimiz, Sukufe Nihal hakkinda Hulya Argunsah tarafindan hazirlanmis olan monografi, Sukufe Nihal'in varligini akademik dunya icinde bile olsa, bir olumsuzluge eristirmesinin yanisira, yukarida soz ettigimiz boslugun doldurulmasi yonunde vucuda getirilmis titiz bir calisma olarak da onem tasimaktadir.

Eser, dort ana bolum halinde hazirlanmistir: Birinci bolumde Sukufe Nihal'in biyografisi veriliyor. Yazarin, Sukufe Nihal'den bahseden ulasilabilecek nitelikte butun kaynaklara ulasarak olusturdugu bu hayat hikayesiyle, Sukufe Nihal'in hayati hakkindaki mevcut bilgilerin kapsamini oldukca genislettigini soyleyebiliriz. Bunda Argunsah'in, Sukufe Nihal'in bizzat kendi eserinde, Sukufe Nihal'le yakinligi bulunan yazarlarin eserlerinde, gazete ve dergilerde kalmis yazilarda ve Sukufe Nihal'le dogrudan ilgisi olmasa da onun adinin gectigi eserlerde yer alan bilgileri, bir Sukufe Nihal biyografisi ortaya cikaracak sekilde kullanma becerisinin belirleyici oldugu gorulmektedir.

Yazarin bu bolumde takip ettigi yol, once Sukufe Nihal'in hayat hikayesinin ana hatlariyla tespit edilmesi, sonra bu hayat icinde on plana cikan unsurlarin ayrintili bir sekilde ele alinarak derinlestirilmesi seklindedir. Sonuc olarak, kulturlu bir ailede dunyaya gelen, Abdulhamit devrinde cocuklugunu, Mesrutiyet devrinde genc kizligini idrak eden, kimligini modernlesme dogrultusunda arayan, iki defa evlenmis, fakat mutlu olamayip bosanmis, kendisine asik olan erkeklerin sevgisine karsilik verememis mutsuz bir kadinin; bir taraftan duygu yuklu ic dunyasini, diger taraftan idealizm yuklu milli hissiyatini ifade eden siirler ve romanlar yazan bir kadin yazarin; iki cocuk sahibi bit annenin, kirilmalarla, sukut-i hayallerle akip giden ve tam bir yalnizlik ve unutulmusluk icinde son bulan hazin hikayesiyle karsilasiyoruz. Oyle bir unutturmuus ve oyle bir unutulmus ki nihayet Asiyan'daki mezari bile belirsiz hale gelmistir. Yazar dusunerek mi yapmistir, yoksa bir tesaduf mudur bilmiyoruz ama Sukufe Nihal'in yetmis yedi yillik hayatinin hikayesi, eserin yetmis altinci sayfasinda son buluyor.

Ikinci ana bolumde, Sukufe Nihal'in bir sair olarak ortaya koydugu eserler inceleniyor. Yazar, oncelikle, Sukufe Nihal'in siirinin temel karakteristigini verdikten sonra; siirini, iceriklerini esas alarak uc devreye ayiriyor: Ferdi romantizm, milli romantizmden sosyal realizme gecis ve tekrar ferdi romantizm. Bu uc siir devresinde de sairin kendi 'ben'i ile tabiat ve sosyal konular, siir devresinin ozelligine gore, sayi bakimindan daha az veya daha fazla olmakla birlikte hep asli temler olarak yer almaktadir. Bu bolumde Sukufe Nihal'in siiri, agirlikli olarak icerik bakimindan degerlendirilmektedir. Bununla birlikte, Sukufe Nihal'in siirlerindeki sekil ozellikleri de bolumun sonunda ayri bir baslik halinde verilmistir.

Ucuncu bolum, Sukufe Nihal'in roman ve hikayeciligi basligini tasimaktadir. Bu bolumde yine oncelikle, Sukufe Nihal'in romanlari genel bir acisiyla degerlendirilmektedir. Yazar, Sukufe Nihal'in romanlarini icerikleri itibariyle, ferdi muhtevali romanlar ve sosyal muhtevali romanlar olmak uzere iki guruba ayirmaktadir. Bundan sonra Sukufe Nihal'in romanlarindaki temel unsurlar kendi 'ben'i, kadin duyarliligi, ask, kacma duygusu, istiklal savasi ve alafranga hayatin tenkidi olarak tespit edilip aciklanmaktadir. Bunu Sukufe Nihal'in romanciligi ile ilgili hukumler takip etmekte ve nihayet alti romaninin ve bir hikaye kitabinin ayri ayri ve genis kapsamli tahlilleri yapilmaktadir.

Son bolumde Sukufe Nihal'in yazdigi iki seyahat kitabi tahlil edilmektedir. Bunlardan birincisi, Sukufe Nihal'in, Grigori Petrof'un Beyaz Zambaklar Memleketinde isimli eserinden etkilenerek gittigi Finlandiya ile ilgili intibalarinin yer aldigi Finlandiya'dir. Digeri Bati Anadolu'ya yaptigi bir gezinin intibalarini iceren Domanic Daglarinin Yolcusu'dur.

Ayri bir bolum halinde yer alan Son Soz'de yazar, yaptigi genis kapsamli arastirma ve incelemeden hareketle, Sukufe Nihal'in hayati, sahsiyeti, sairligi ve romanciligi ile ilgili olarak ulastigi sonuclari, ayrintili olarak kaydetmektedir.

Hem Sukufe Nihal'le ilgili olarak eserin butununden hasil olan bir degerlendirmeyi hem de yazarin samimi hissiyatini ve dileklerini ifade ettigi icin onemli olan, Son Soz'un son paragrafini alintilayarak, bu tanitim yazisina son veriyoruz:

"Sukufe Nihal yetmis yedi yil suren omrunde sanat ve kultur hayatimiza bircok katkilarda bulunmustur. Ancak yasadigi talihsiz hayat ve icli mizaci onu daha ziyade ferdi sizlanislarin yazari yapmistir. O, bircok edebiyat tarihinde Cumhuriyet yillarinin idealist tiplerini ornekleyen idealist bir kadin yazar olarak kaydedilmistir. Fakat edebiyat tarihi onu buyuk bir umursamazlikla daha olmeden tozlu sayfalarina gommus ve unutturmustur. Eger sairler ve yazarlar Turkcenin ses mimarlari ise, Sukufe Nihal'in yeniden okunmasi ve dusunulmesi gerekir. Bu onun yeniden dirilisi olacaktir. Yasarken ne yazik ki anlasilamamis olao n bu Turk kadin yazari, etrafindaki dedikodularin korkunclugu ile kactigi sonra da oldugu kosesinden cikarilmayi beklemektedir. Bu ona gostermek zorunda oldugumuz bir vefa borcudur. Turk kadin hareketlerindeki calismalari ve Turk edebiyatindaki eserleriyle o, bu manevi dirilisi coktan hak etmistir. Bugun harap halde bulunan ve ismi bile yazili olmayan mezarina ancak bu yolla bir isik yakilabilecektir."

Yard. Doc. Dr. Ali Yildiz

Turk Dili ve Edebiyati Bolumu

Fen--Edebiyat Fakultesi

Fatih Universitesi

COPYRIGHT 2003 Eastern Mediterranean University

Yorum ekle

<< Ana sayfa