Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasını
öngören 5735 sayılı 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u onayladı.
Cumhurbaşkanlığı
Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün
onayladığı kanun, yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.
5735
sayılı 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun'la Anayasa'nın, 'Kanun önünde eşitlik' başlıklı
10'uncu maddesinin son fıkrasına, '... ve her türlü kamu hizmetlerinden
yararlanılmasında' ibaresi ekleniyor.
Bu değişiklikle madde,
'Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü
kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine
uygun olarak hareket etmek zorundadır' haline geliyor.
Anayasa'nın,
'Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi' başlıklı 42'inci maddesine ise
'Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim
hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları
kanunla belirlenir' şeklinde yeni bir fıkra ekleniyor.
'Cumhuriyetin temel niteliklerine aykırı değil
Cumhurbaşkanlığı
Basın Merkezi'nin yazılı açıklamasında, kanunla ilgili olarak yapılan
incelemede, Anayasanın 10'uncu ve 42'nci maddelerine eklenmesi
öngörülen hükümlerin, Anayasa'da zaten var olan hükümleri daha
ayrıntılı bir şekilde tavzih ve teyit etmek suretiyle kanun önünde
eşitlik ilkesini ve eğitim ve öğrenim hakkını güçlendirmeyi
hedeflediğinin anlaşıldığı belirtilerek, 'İncelenen kanunla yapılan
düzenlemeler hukukun genel ilkelerine, Cumhuriyetin temel niteliklerine
ve Anayasa değişikliğine ilişkin şekil kurallarına aykırı
bulunmamıştır' denildi.
Kanunun Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nde grubu bulunan dört siyasi partiden üçünün desteğine ve
milletvekillerinin geniş bir mutabakatına dayalı olarak 411 oyla kabul
edildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, bunun genel seçimlerdeki oyların
yaklaşık olarak yüzde 80'ine tekabül ettiğine dikkat çekilerek, çeşitli
kamuoyu araştırmalarında da sorunun çözümü konusunda genel bir eğilimin
ortaya konduğunun görüldüğü belirtildi.
Kanuna ilişkin
tartışmalar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce kabul edilmesinden
sonra Cumhurbaşkanlığına iletilen görüşler sebebiyle, Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'ün konunun uzmanlarıyla görüştüğü ve konunun her yönüyle
değerlendirilmesi için ayrıntılı incelemeler yaptırdığının altı çizilen
açıklamada ayrıca, sorunun çözümüne yönelik olarak bazı sivil toplum
kuruluşlarınca getirilen alternatif önerilerin değerlendirildiği
belirtildi.
Açıklamada şunlar kaydedildi: 'Sayın
Cumhurbaşkanımız, meselenin Anayasa değişikliğine gerek kalmadan
partiler arasında sağlanacak bir mutabakatla çözümü için sivil toplum
örgütlerinin başlattıkları iyi niyetli girişimlere fırsat vermek
amacıyla bir süre beklemeyi uygun bulmuşlar ve bu girişimlerin
sonuçlanmasını beklemişlerdir.
'Bazı vatandaşlarımızın endişelerini anlayışla karşılamak gerekir'
Ancak,
kanunların yayımlanması için Anayasanın 89'uncu maddesinde öngörülen
süre içinde söz konusu girişimlerden bir sonuç alınamayacağı
anlaşılmıştır. Bu sebeplerle, anılan kanun Sayın Cumhurbaşkanımız
tarafından Anayasanın 89'uncu ve 104'üncü maddeleri uyarınca
yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.
Bununla
birlikte, bazı vatandaşlarımızın endişelerinin de anlayışla
karşılanmasında ve bu endişeleri giderecek düzenlemelerin hayata
geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımız
bu kaygıların giderilmesi konusunda azami hassasiyet ve özenin
gösterilmesi gereğine inanmaktadır. Ayrıca, diğer temel hak ve
hürriyetleri güçlendirecek düzenlemelere hız kazandırılması ve Avrupa
Birliği'ne tam üyelik sürecinin gerektirdiği reformlara öncelik
verilmesi de Sayın Cumhurbaşkanımızca gerekli görülmektedir.'
|