fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
blogmedya smart people www.aktifsayfa.comRSSYorum RSS
12 mart 1921fifa 2010

Banner Maker Banner Maker Banner Maker

bila kayd u şard "Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele sahası, asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir." Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk Banner Maker nufüs huviyet cuzdanı myspace graphics

gökyüzü kadar kırmızı 2006

orfeonrecord13289.bloggum www.bigoo.wswww.bigoo.ws

mutlu seneler 2023 e naruto shippudennereye payidâr nereye world nereye worldolmazsa olmazGlitter Photossosyalguvenligi tam turkey su da suretthe bank kelebek ektisi worldworld gezegen

Murat Belge Plan ne kadar ayrıntılı? 

 

 


Murat Belge Plan ne kadar ayrıntılı?

 

Murat Belge

18/03/2008 (6845 kişi okudu)

Önce pratik konudaki soruyu sorayım: tasarlanmış, adımları hesaplanmış bir planla mı karşı karşıyayız? Girişimde bulunan kişi Yargıtay kurumunun Başsavcısı. Kimseye danışmadan, aklına estiği gibi bir işe kalkışması ihtimali zayıf görünüyor. Yapılan iş de öyle ufak tefek bir şey değil. Bütün dünyada yankılanacağı besbelli. Nitekim yankılanmaya başladı. Düğmesine basılan bu süreci tasarlanan sonuna götürecek bir Türkiye'nin 'Demokratik dünya'da bir yeri olmayacağı yeterli açıklıkla söylendi bile. Buna rağmen o sonuca varmak üzere birlikte hareket etmeye hazır kişiler ve onların kurduğu böyle bir plan var mı?
Kapatılması tasarlanan parti, boynunu büküp başına gelecekleri beklemeye niyeti olmadığını açıkladı. Daha önce, çeşitli 'muhtıra'lar havada uçuşurken de böyle beyanlarda bulunmuştu. Başsavcı ve yanındakiler bunları da göze alarak mı plan yaptılar? İçeride, dışarıda, böylesine bir süreci başlatmanın sonuçlarını gerçekten göze aldılar mı?
Öyleyse (ki olabilir tabii) işimiz var. Ama varsa var- biz de boynumuzu bükmeyeceğiz herhalde.
Yoksa bu da daha fazla alışık olduğumuz türden 'alaturka' bir girişim mi? 'Hele bir başlatalım da, gerisi Allah Kerim!' türünden bir şey?
Bir planın gerçekleştirilesi için diyelim o karar noktası, on özne vardır. Başarıya ulaşmak için, bunların hepsinin, sıraları gelince, rollerinin gereğini önceden kararlaştırıldığı şekilde yerine getirmeleri gerekir. Benim sorduğum da bu: Böyle bir hazırlık var mı? Yoksa o varsayımsal 'on özne'den yalnız üçünün onayı alındı, ama ötekiler için de 'süreç başlayınca başka türlü davranamayacakları için umduğumuz gibi yaparlar' mı denildi?
Plan bu kadarsa, bunun gerçekleşmemesi ihtimali daha fazladır- hele böyle şakaya gelmeyecek risklerle dolu bir olay söz konusu ise. Bu da gayriciddi bir durum şüphesiz, ama şimdiye kadar olan birçok şey, örneğin 'Ergenekon' davranışları, bu çerçevenin dışına pek de çıkmamıştı. Yani plan 'gayriciddi' diye fazla yadırganacak bir durum yok.
Öyle veya böyle, bir süreç başladı ve bundan böyle hiç kimse, bu olay olmamış gibi yaşayamaz. Bunun ilerideki aşamalarında Türkiye'de ya demokrasi kelimesinin de telaffuz edilemediği bir ortam oluşur (ve bugünün dünyasında varolabildiği kadar sürer) ya da 'iyimser senaryo'ya girilir ve bu tünelden, demokrasi bir hayli güçlenmiş olarak çıkılır. Her iki ahvalde de (geçen gün Ahmet Altan'ın yazdığı gibi) bugünkünden epey farklı bir Türkiye'de bulacağız kendimizi.
Şu sıra, birinci ihtimali göze alanlar, bununla varolmaya razı olanlar veya bundan kendilerine fayda bekleyenler, 'Bu bir hukuk sürecidir' diyorlar.
Oysa bu süreç için söylenecek son söz 'hukuki' olduğu. Bu ülkenin en önemli sorunlarından biri, yargıyı, belirli bir politikanın militan uygulayıcısı haline getirmesi ve bunu insanların zihninde normalleştirmesidir. Başsavcı'nın girişimi bu alışkanlığın pek çok örneği arasında bir tanesidir. Dolayısıyla bu bataktan çıkmak için yapılması gereken ilk işlerden biri yargının hukuka uydurulmasıdır.

 

Yorum ekle

<< Ana sayfa