Özgürlükçüymüş ama salak değilmiş
Ahmet Hakan
ahmethakan@hurriyet.com.tr
Özgürlükçüymüş ama salak değilmiş
ODTÜ'lü komünist bir genç, pankart açmış, "Özgürlükçüyüz ama salak değiliz" diyor...
Demek istiyor ki: "Öyle özgürlük falan ayağına memleketin türban cumhuriyeti haline getirilmesine gözümü kapatacak kadar salak değilim."
Güzel...
Güzel de sevgili komünist kardeşim...
Biliyor musun, bu mantıkla, bu memlekette kaç tane komünist tevkifatı yapıldı?
Bir zamanlar komünist tutuklamayı, vatanperverliğin işareti haline getirenler de, senin gibi düşünüyorlardı...
Diyorlardı ki: "Hoşgörülüyüz ayağına memleketin Sovyetler Birliğine satılmasına izin verecek kadar salak değiliz..."
Sonuçta salak olmayanlar sayesinde, kaç komünist, kaç hapishane duvarına kaç çentik attı, haberin var mı senin?
Hem sen biliyor musun, bu memlekette "O kadar da salak değiliz kardeşim" diyenler, salak olmadıklarını kanıtlamak için...
Şeriat tehlikesi diyerek... Komünist tehlikesi diyerek... Bölücülük tehlikesi diyerek... Liberal tehlikesi diyerek...
Yıllarca kimleri susturdular?
Ve hálá susturmaya çalışıyorlar?
Kısacası sevgili komünist dostum, salak olmadığını kanıtlamak için çırpınmana falan gerek yok...
Hiç merak etme...
Burası
niyet okuyarak ve tehlike pompalayarak salak olmadıklarını kanıtlayan
çok zinde güçlerin her daim uyanık mı uyanık oldukları bir
memlekettir...
Yani telaşa mahal yoktur...




"Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir.
Asıl mücadele sahası,
asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye
ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir."
Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk
























