fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
blogmedya smart people www.aktifsayfa.comRSSYorum RSS
12 mart 1921fifa 2010

Banner Maker Banner Maker Banner Maker

bila kayd u şard "Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir. Asıl mücadele sahası, asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir." Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk Banner Maker nufüs huviyet cuzdanı myspace graphics

gökyüzü kadar kırmızı 2006

orfeonrecord13289.bloggum www.bigoo.wswww.bigoo.ws

mutlu seneler 2023 e naruto shippudennereye payidâr nereye world nereye worldolmazsa olmazGlitter Photossosyalguvenligi tam turkey su da suretthe bank kelebek ektisi worldworld gezegen

Savaşlar 

 

Savaşlar

İklim değişiklikleri sonucu doğadaki av hayvanları azaldığında aç kalan insanlar, bütün geleceği değiştirecek bir şeyi keşfetmek zorunda kaldılar.

Toprağı ve tarımı.

“Toprak” , insanoğlunun içindeki bütün kötülükleri sanki tek başına harekete geçirdi.

Mülkiyetçilik, bencillik, açgözlülük.

“Benim olsun, daha fazla olsun” deliliği insanın içinde ayakladı.

O meşhur sözün dediği gibi, “toprağının etrafına çit çevirenin ilk insanın çitlerini yıksalardı tarih başka türlü olurdu” ama o çitleri devirmedi kimse, aksine herkes kendi toprağının etrafına çitler dikti.

Ondan sonrası “daha fazla toprak, daha fazla güç, daha fazla zenginlik” için birbirini öldüren insanların tarihi oldu.

Hep öldürdüler.

Ve hep öldüler.

Toprak, o toprağın kime ait olduğunu belirleyen bayrak, o toprağı başkalarının topraklarından ayıran sınırlar kutsallaştı.

Daha çok toprak fetheden en büyük “kahraman” olarak görüldü.

Binlerce yıl sürdü bu.

Sınırlar sürekli değişti.

Birbirlerinin elinden toprakları kaptılar.

Makineleri keşfettiklerinde de durum değişmedi.

O makinelerde işleyecekleri ham maddeleri elde etmek için gene toprak peşine düştüler.

Petrolü buldular sonra.

Toprak hem bereket hem enerji kaynağı haline geldi böylece.

Bütün bu sürede insan “bedeni” hem savaş hem üretim için kullanıldı.

İnsansız ne savaş ne üretim oluyordu.

Çalışıyorlar, ölüyorlar, öldürüyorlardı.

Sonra bugünlere geldik.

Beş bin yıllık insanlık tarihinin en büyük değişimlerinin olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Toprak çoktandır tek “bereket” kaynağı değil.

İnsan bedeni “üretim” zincirinden hemen hemen tümüyle çıkıyor.

Petrol çok uzun olmayan bir gelecekte önemini yitirecek.

Ama en önemlisi tarihte ilk kez bir “fikir “sahibi olmak, “mülk” sahibi olmaktan daha kârlı bir hale geldi.

Bill Gates, sadece bir “buluş” yaparak, dünyanın en büyük şirketlerinden daha zengin oldu.

“Facebook” diye bir site kurmayı düşünen genç çocuk, bir gecede petrol şeyhlerinden bile daha fazla parayı bankaya yatırdı.

“Google”ın sahipleri, birçok devletin sahip olduğundan daha büyük bir mali yapıyı kontrol ediyor.

İnsanın bedenini değil “aklını” kullandığı bir çağdayız.

Bir fikre sahip olmak, bir ülkeye sahip olmaktan daha kârlı.

Üstelik, insanın yerini alan “robotların” bu “yeni fikirlerin” denetiminde ürettiği mallar o kadar bol ve o kadar gelişmiş ki o malları alacak zengin ve gelişmiş alıcılara ihtiyaç var.

Gidip birilerinin toprağına, malına, mülküne el koymak, onun fakir bırakmak, o malları satmak isteyenleri de fakirleştirecek.

Onun için zengin ve üretken ülkeler, mallarını satabilmek için “zengin” alıcılar yaratmaya çalışıyorlar.

Savaşla yok etmektense, barışla var etmek herkesin daha çok işine geliyor.

İlk kez barış savaştan daha kârlı.

Fikirlerin “mallardan” daha değerli olması “insanı”, zengin satıcıların zengin alıcılara ihtiyaç duyması da “barışı” kıymetli kılıyor artık.

Onun için gelişmiş ülkeler “insan haklarına” çok önem veriyor.

Onun için Avrupa ve Amerika’nın “petrolcülerle silahçıların” dışındaki kesimleri temsil eden kanadı “barışı” önemsiyor.

İnsan ve barış, yeniçağın üstüne yerleştiği vazgeçilmez sütunlar.

Gelecek bu iki sütunun üstünde yükseliyor.

Ama hayat ve tarih, her yerde aynı anda değişmiyor.

Değişim başlıyor ve sonra insanlık yavaş yavaş ona alışıp ayak uyduruyor.

İngiltere’de kullanılan ilk dokuma makinelerinin başka toplumlara ulaşması da epey vakit almıştı.

İnsanın ve barışın kıymetini anlamak da yavaşça ama kararlı bir şekilde yayılıyor dünyaya.

Ve biz henüz içinde bulunduğumuz dünyanın değişimlerini tam olarak algılamış bir toplum değiliz.

İnsan ve barış buralarda hala değersiz.

Hala toprağa, bayrağa, sınırlara ve “mala” tapınıyoruz.

Ben bu satırları yazarken ülkemizin güney sınırlarında insanlar ölüyor.

Çoktan bitmiş bir çağın ve çoktan bitmiş bir savaşın kurbanları onlar.

Bunu bilmek insanın içini daha çok acıtıyor.

Taraf Gazetesi, 24 Şubat Pazar


 

25 Şubat 2008, Pazartesi 

AHMET ALTAN 

 

Yorum ekle

<< Ana sayfa