TÜRKAN AL, TGC'NİN ÖDÜLÜNÜ ALMAYACAK
İSTANBUL - Anadolu Ajansı Muhabiri Türkan Al, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin (TGC) ''övgüye değer'' bulduğu ''Maliyede Usulsüz Sorgulama
Depremi'' başlıklı haberine yöneltilen eleştiriler nedeniyle ödülü almayacağını bildirdi.
Türkan Al, TGC Başkanı Orhan Erinç'e bir yazı göndererek,
Büyük Seçici Kurulun
''Maliyede Usulsüz Sorgulama Depremi'' başlıklı haberini övgüye değer bularak ödüllendirmesinden büyük onur duyduğunu belirtti.
AA muhabiri Türkan Al, ''Benim için haber, gazetecinin onurudur.
Sadece mesleğimin gereğini yerine getirmek amacıyla kaleme
aldığım bir haber nedeniyle şahsım ve kurumuma yönelik karalamayı hak etmediğime inanıyorum''
dedi.
TGC Başkanı Erinç de şunları kaydetti:
''Bir gazetede kimin yaptığı belli olmayan bir açıklama yayınlandı,
kaynağını da bilmiyoruz. O nedenle haberin doğruluğu konusunda bir
tartışma yok,
ödülün verilmesinin haksız olduğu konusunda da bir durum söz konusu değil.
Türkan Al'ın meslek anlayışına, etik duruşuna saygı
göstermek durumundayız.''
Haberin ayrıntısı >>>
-TÜRKAN AL TGC'NİN ÖDÜLÜNÜ ALMAYACAK
İSTANBUL (A.A) - 18.03.2008 - Anadolu Ajansı (AA) Muhabiri Türkan Al,
Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin (TGC) ''övgüye değer'' bulduğu
''Maliyede Usulsüz Sorgulama Depremi'' başlıklı haberine yöneltilen
eleştiriler nedeniyle ödülü almayacağını bildirdi.
Türkan Al, TGC Başkanı Orhan Erinç'e bir yazı göndererek, Büyük Seçici
Kurulun ''Maliyede Usulsüz Sorgulama Depremi'' başlıklı haberini övgüye
değer bularak ödüllendirmesinden büyük onur duyduğunu belirtti.
Ödül dolayısıyla TGC yönetimine ve Büyük Seçici Kurula şükranlarını ileten Türkan Al, yazısında şunları kaydetti:
''Ancak 15 Mart 2008 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde, aynı zamanda
Büyük Seçici Kurul Üyesi olduğunu öğrendiğim Yalçın Bayer'in köşesinde
yer alan, 'Uydurulmuş Bir Komplo ve Ödül Alan AA Haberi' başlıklı yazı,
benim açımdan bu ödüle gölge düşürmüştür. Bu yazıdaki iddiaların tümü
gerçek dışıdır, saygın bir kurum olan Anadolu Ajansı ve şahsıma hakaret
içermektedir.
'Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, anamuhalefet partisi
lideri ve daha pek çok önemli isme ait kayıtlara gizlice girilmesi'nin
haber olup olmadığının tartışılması, üstelik bu tartışmanın kimliği
belirsiz bir şahsa dayandırılarak bizzat bir Seçici Kurul üyesinin
köşesine taşınması talihsiz bir olaydır.''
Yazısında, 23 yıllık meslek yaşantısında gazetecilik etik değerlerinden
bir an olsun ayrılmadığını vurgulayan Al, ''Mesleğimi her zaman
dürüstlük, tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde ve iş ahlakına bağlı
kalarak sürdürdüm. Benim için haber, gazetecinin onurudur. Sadece
mesleğimin gereğini yerine getirmek amacıyla kaleme aldığım bir haber
nedeniyle şahsım ve kurumuma yönelik karalamayı hak etmediğime
inanıyorum. Bu nedenle kendime ve çalıştığım müessese ile mesleğime
saygım gereği, ödülü kabul edemeyeceğimi bilgilerinize arz ederim''
dedi.
-TGC BAŞKANI ERİNÇ-
TGC Başkanı Orhan Erinç de AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkan
Al'ın haberinin ''gerçek olup olmadığının tartışılmadığını'' dile
getirerek, ''Bir gazetede kimin yaptığı belli olmayan bir açıklama
yayınlandı, kaynağını da bilmiyoruz. O nedenle haberin doğruluğu
konusunda bir tartışma yok, ödülün verilmesinin haksız olduğu konusunda
da bir durum söz konusu değil'' diye konuştu.
Türkan Al'ın ödülü almamasının kişisel bir karar olduğunu ifade eden Erinç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Zaman zaman meslektaşlarımız arasındaki çekişmelerin olumsuz
sonuçlarına rastlıyoruz. Bu ödül olayı da bunun tipik sonuçlarından
biri. Türkan Al'ın ödülü almaması, kendisi de belirtiyor bunu, ödülü
hak etmemiş olmasından kaynaklanmıyor. Türkan Al, kendisine yöneltilen
bir haksızlığı protesto etmek için almama görüşünde olduğunu
belirtiyor. Türkan Al'ın meslek anlayışına, etik duruşuna saygı
göstermek durumundayız. Türkan Al'ın bu kararını da saygıyla karşılamak
durumundayız.
Böyle bir tartışma olmaması gerekiyor ama meslektaşlarımız arasında
zaman zaman nedeni kendilerince bilinen bazı çekişmeler, sürtüşmeler
yaşanıyor. Böyle bir talihsizlik Türkan Al'ın da başına gelmiş
durumda.''
-AA HABER YAYIN DAİRE BAŞKANI ŞAHİN'İN CEVABI-
Yalçın Bayer'in Hürriyet Gazetesi'nin 15 Mart 2008 tarihli sayısında
yer alan ''Uydurulmuş bir komplo ve ödül alan AA haberi'' başlıklı
yazısında, adını vermediği Ankara'dan bir gazetecinin anlattıklarına
yer vermişti.
Bayer, yazısında, bu kişinin ''Habere konu olan araştırma, Başbakan
Erdoğan'ın 'kefil olduğu' Yasin El Kadı hakkında soruşturma yapan
Maliye Müfettişi Hamza Kaçar'ı, mesleğinden etmek için uydurulmuş bir
komplo idi. Haberi yazan ve ödül alan Türkan Al için değil, devletin
Anadolu Ajansının 'tetikçiliğe' alet edildiği için üzülüyorum''
görüşlerini aktarmıştı.
Anadolu Ajansı Haber Yayın Daire Başkanı Muzaffer Şahin de bunun
üzerine, Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer'e bir yazı gönderdi.
''Uydurulmuş bir komplo ve ödül alan AA haberi'' başlıklı yazının
gerçekleri yansıtmadığı gibi, saygın bir kurumu ve başarılı bir
muhabiri itham ettiğini vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:
''AA ve AA muhabiri Türkan Al'ın haberi ile ilgili ortaya atılan
iddialar doğru değildir. 'Maliye'de Usulsüz Sorgulama Depremi' başlıklı
haber, zamanın Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve gazeteci Emin
Çölaşan'ın da aralarında bulunduğu kişilere yönelik usulsüz sorgulamayı
yalın ve objektif şekilde ele alan bir haberdir. Siz de takdir
edersiniz ki, böylesine bir konunun haber değeri tartışma götürmez.
Ayrıca konuya ilişkin dava süreci de devam etmektedir.''




"Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir.
Asıl mücadele sahası,
asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye
ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir."
Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk
























