İran, nükleer bilgiyi gelecek kuşakların ilerlemesi için istiyor
İran, nükleer bilgiyi gelecek kuşakların ilerlemesi için istiyor
Enerji güvenliği ve
çeşitliliği dışında hiçbir ekonomik belkemiği olmayan İran, barışçıl
nükleer enerjiyle ilerleme rotasına girmek istiyor. 'Kitle imha
silahlarından arınmış bir Ortadoğu'yu teşvik etmekten de gurur duyuyoruz
05/02/2008 (5 kişi okudu)
Manuçehr Muttakİ
1892'de,
sonradan Britanya'da Muhafazakâr Parti hükümetinin dışişleri bakanı
olacak Lord Curzon, 'İran ve İran Sorunu' adlı kitabını yayımladı.
Curzon, bölgenin düzensizliğe karşı en güçlü kalesi olmaya aday bir
ülke tarif ediyor ve bu ülkenin büyümesinin, refahının ve istikrarının
önündeki en kritik engeli teşhis ediyordu. Dönemin İran başbakanı gibi
Curzon da, "İran'ın demiryollarından başka hiçbir şeyi yok" diyordu.
Bugünkü İran sorunu, 19. asırın sonundaki öncelikleri akla getiriyor.
Bugün İran'ın enerji güvenliği ve çeşitliliği dışında hiçbir ekonomik
belkemiği yok. Delhi'den İstanbul'a dek kıtanın her köşesinde
istikrarsızlık ve kriz rüzgârı esiyor. Haritada bölgenin vahim
durumuyla daha etkin başa çıkabilen hiçbir nokta yok; ki bu durumu
yaratan Batılı güçlerin uluslararası yükümlülüklerini yerine
getirmekteki başarısızlığıydı.
Son yarım asırdır Batı orduları ve istihbaratı, (Afganistan'daki
Sovyet işgalinden Saddam'ın İran'a saldırısına dek) sayısız
saldırganlığa destek vererek, bölgenin sınırlarını aşan sonuçlara yol
açan bir istikrarsızlığı tahrik etti. Dış politikayı belirleyen öz
çıkarlar olduğunda, Batı'nın demokratik söyleminin geçerliliği
kalmıyor; buna, Cezayir ve Filistin'deki demokratik seçimlerin
ikiyüzlüce tanınmamasında şahit olduk. İthamda bulunanların Ebu Garib
ve Guantanamo'daki mezalimlerden sorumlu olduğunu göz önüne alırsanız,
İran'ı şeytanlaştırma çabalarının kofluğu gün gibi ortaya çıkıyor.
Biz İran'da bağımsızlığımızı savunmaya, gençlerimizin
ihtiyaçlarını karşılamaya, toplumu ilerletmeye ve Ortadoğu gemisini
fırtınalı sulardan sakin kıyılara yöneltmeye çalışıyoruz. Ancak bugün
İran'ın ciddi sorunlarından biri, enerji güvenliğine ve çeşitliliğine
duyduğu ihtiyaçla (ve bu kaynakların geliştirilmesiyle) ilgili.
2007'nin sonlarında Uluslarararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) genel
direktörünün ve ABD Ulusal İstihbaratı'nın raporları, İran'ın nükleer
faaliyetlerinin askeri amaçlarla ilgisi bulunmadığını, gerçek niyetin
barışçı nükleer enerji bilgisi ve kapasitesine sahip olmak olduğunu
açıkça ortaya koydu. 'Güvenlik ve istikrar'la birlikte bu bilgi ve
kapasite İran'ı ilerleme rotasına sokabilir. Bu ikisini birleştirmek ve
herhangi bir çatışmayla tehdidi önlemek için elimizden geleni yapmak
zorundayız.
İran'la müzakereler için 'ön koşullar' koymanın ötesine geçip
yapıcı öneriler sunmalıyız. İran sorumlu, ne yapacağı kestirilebilir
bir ülke olduğunu gösterdi. Uluslararası hukuka riayet ediyor ve
yasadışı uyuşturucu ticareti, aşırılıkçılık ve kitle imha silahlarının
yayılmasından kaynaklı bölgesel krizleri önlemek konusunda üzerine
düşeni yapmak için elinden geleni ardına koymuyor. Tahran'ın UAEK'yla
işbirliği, nükleer programımızın dürüstlüğünü ve içtenliğini,
uluslararası kurallara dikkat ve riayetle ilerleme kararlılığımızı
ortaya koyuyor. Karşı karşıya bırakıldığımız taraflı ve ayrımcı
yaklaşıma müsamaha gösteremeyiz. Sadece seçilmiş bir avuç ülke değil,
uluslararası toplumun bütün üyeleri Nükleer Silahların Yayılmasını
Önleme Anlaşması'na tabi kılınmalı.
Son yıllarda İran tarihi bir düşünceyi teşvik etmekten gurur
duyuyor: 'Kitle imha silahlarından arınmış bir Ortadoğu.' Barışçı
isteklerimizi daha açık ifade eden ne olabilir? İran'ın adını lekeleme
çabaları saçma -İran'ın kaderi, uluslararası toplumun ortak kaderinin
dışında düşünülemez. Öyleyse bu kadar tehdit ve saldırganlık yeter. Bu
modası geçmiş taktikler bırakalım tarihin çöplüğüne gitsin. İran,
gelecek kuşaklar için barışçı nükleer bilgi ve kapasite elde etme
macerasında önyargısız desteklenmeli.
(İran Dışişleri Bakanı, 4 Şubat 2008)

"Kadınlık meselesinde şekil ve kıyafet ikinci derecededir.
Asıl mücadele sahası,
asıl muzaffer olunması lâzım gelen saha nur ile, irfan ile, fazilet-i hakikiye
ile tezeyyün ve tecehhüz etmektedir."
Gâzi Mustafa Kemâl AtaTürk




nereye payidâr nereye








